13. Uluslararası Eğitim Yönetimi Kongresi - Sivas

Sivas'ı, ikinci bir gidişime kadar şu üç kelimeyle anımsayacağım; yorucu, soğuk, ve vasat.


16 saatlik otobüs yolculuğu ve bir saniye bile uyumadan geçen koca bir gün sonrasında Sivas'a iner inmez sunumumun gerçekleşmesi, öngörümün ne kadar zayıf olduğunun göstergesi oldu. Oysa yolun 11 saat çekmesi bekleniyordu. Molaları, indir-bindirleri ve otobüsün arızasını hesap edemeyecek kadar öngörüsüzmüşüm meğer ben. Kongre öncesine kadar güllük gülistanlık olan Sivas'ın bir anda geri dönen kışından bahsetmek canımı sıkıyor olsa da sağlam bir soğuk yediğim gerçeğini ve şu an Diyarbakır'da hasta hasta şu satırları yazdığımı belirtmem gerekiyor. Perşembe günü Aydın'a düzelmiş olarak gidebilecek miyim bilemiyorum?


Belki hava muhalefetindendir ama (ona yormak istiyorum), 13. Uluslararası Eğitim Yönetimi Kongresi şu ana kadar gördüğüm en verimsiz Eğitim Yönetimi kongresiydi. Her anlamda vasatı geçemediğini üzülerek söylemeliyim.


Uzun bir aradan sonra anneler gününde memlekete dönmüş olmam, koca bir senenin yorgunluğunu alıp götürecektir benden. Ancak umarım 75 kiloya kadar düşmüşken Diyarbakır'a gelmiş olmam büyük bir hatanın başlangıcı olmaz. :)



Az da olsa gezebildik. Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı, Sivas Kongre’sinin yapıldığı tarihi mekanı ziyaretimiz Sivas'ın en güzel yanıydı.